16 Mart 2009 Pazartesi

S.O.S 11/11/2008

Blogculuk dünyasında tanıdığım (ne zaman ve nasıl olduğunu yazmayı çok isterdim ama bunaklık sınırım yaşımdan önde gidiyor ) yüzü güzel, kalbi güzel arkadaşım şuradaki yazısında Yaşam haritamızı nasıl çıkaracağımızı güzelce anlatmış, buzamana kadar kendi burcunun YAY olduğunu bilmekten öteye gitmeyen bu kıtbilgili arkadaşı da söylediklerini tek tek uygulamış ve haritasına kavuşmuştu. Eee haritayı ortaya çıkartmak OK’de ya gerisi. Tabii yine Çileklisüt’ün kapısı çalındı. En kibarından ”bacum ben anamam şu çiziklere bi ses veriver, ne der ne anatır” denildi Çİleklisüt bu kırarmı hiç insanı. Yazmış göndermiş bacıların hası.


Güneş burcun: (yani asıl burcun)

YayYükselen Burcun: Yay

Ay Burcun: Boğa………………………………..


Ve transitler.. Şu sıralar gerign ve kolayca kışkırabilecek, sinirlenebilecek ve hatta sakarlıklara ya da kazalara açık olabilecek bir durumda olabilirsin. Kimseye tahammül edemiyor ve hiç bir otoriteyi kaldıramıyor olabilirsin…………….demiş. Ben daha önce yazmıştım değil mi tahammülsüzlük sınırında olduğumu, gerginlikler kraliçesi tacını taa tepemde taşıdığımı.
Servisten bakıcımızın kapısı önünde iniyorum. Derin bir nefes alıyor, gün boyu yaşadıklarımı, tüm yorgunluğumu, gergnliğimi o nefes ile bedenimden uzaklaştırıyor sonra da kızımı almaya gidiyorum. Eve gidene kadar (100-150 m’lik yol) bülbül gibi şakıyarak sorularıma cevap veriyor, gün boyu yaptıklarını anlatıyor. Eve vardığımızda kapıyı paşam açıyor, daha ayakkabılarımı çıkartmaya başlamadan bu sefer o alıyor sazı eline :)

Önce gün boyu yapılanlar, sonra yemek faslı derken sıra bende. Ama işin kötü tarafı aynı uyarıları, önerileri yenilemeye başladığımı fark ediyorum. “paşam neden pandufların ayağında değil” “oğluş atletini eşofmanının içine alırmısın” “kaldera abinden birşey isterken bağırma” “volkan lütfen kardeşinin istediği her neyse ağlatmadan önce verirmisin.” “kaldi bütün oyuncaklarını getirip burada bırakamazsın, oynamadıklarını odana götürürmüsün” “volkan bu yazını ne zaman düzeltmeyi düşünüyorsun, bak yine okuyamıyorum”


Bu cümlelerin hiç istisnasız her akşam yinelendiğini düşünürseniz tahamülsüzlüğümün %50’sini anlamışsınız demektir :) Gözlerinin içine baka baka, ses tonumdan kötü birşey yaptıklarını anlasınlar diye üstüne basa basa söylüyorum ama şu yukarıda sıraladığım cümlelerin hiç bir etkisi olmuyor. Her akşam aynı uyarıları yapmak zorunda kalıyorum.


İnşallah geçici bir dönemdir diye dualar ediyorum zira ben çok yoruldum.


Sizce geçicimidir? Ya da ne yapabilirim?

YAZININ YORUMLARI

mevsimlergibi
:) canımsın ya yine beni de görmedem geçmemişsin yüzü güzel kalbi güzel filan demek,, o senin güzelliğin
Her insanın dönem dönem iniş çıkışları oluyor,, daha yaşım 26 ama bunu bende çok yaşadım hatta şuanda da yaşıyorum,, ama hayatı akışına bırakıyorum mevlam neylerse güzel eyler hesabı,, bakalım önümüzdeki günler neler getirecek merakla bekliyorum Zaten bu merakım da olmasa hayata nasıl tutunurdum bilmiyorum..

kalderavolkan
Maşallah bu ne hız yahu. Daha yazıyı yayınlayalı saniyeler oldu :)Sen hep neşeli, mutlu kal. O minik yüzüne hüzün yakışmaz…

icimden geldiği gibi
kızım doğmadan önce isim ararken bir ara “kaldera ” koymayı düşünmüştüm..çevremdekilerden pek tepki alamayınca olmadı..sizin bloğunuzu her ziyaret edişimde aklıma o gelir :)

kalderavolkan
İsim konusu bizde de epey zorlayıcı olmuştu. kaldera tamamen eşimin fikriydi. Oğlumun ismini koyma esnasında o bana karışmadığı için kızımın ismini koyarken de ben ona karışmadım. Kaldera ilk zamanlar çok zorlasa da zamanla alışıyor insan. İlk duyduğunda insanlar mutlaka tekrar sorma ihtiyacı duyuyor :)

Hiç yorum yok: