21 Ekim 2009 Çarşamba

SÖZE NE HACET

Evet daha daha fazla söze ne hacet, YILMAZ ÖZDİL yazmış işte. Bize de koyun koyun oturup seyreylemek düşüyor :(
Vay gidi memleketimin haline, vay gidi dedelerimin, atalarımın dökülen kanlarına, vay gidi şehit babalarının ardından göz yaşı döken bebelerimin canına :(
Hayatım boyunca yaşadığım 2. büyük pişmanlığın sebebi olmamalıydın güvendiğim başkan :(

Teslim’iyet töreniPKK’lıların memlekete gelişi, tüm yurtta, dış temsilciliklerimizde ve KKTC’de törenlerle kutlandı.
Terörist olmadıkları, olsa olsa terörişko oldukları açıklanan PKK’lılar, sınır kapısına serilen kırmızı halı üzerinde, protokol tarafından, çiçeklerle karşılandı. Yetkililerin, gözyaşlarıyla birbirlerine sarılarak, çak yaptıkları görüldü. Giriş işlemlerini önceden hazırlamayarak, 4 saniye beklemelerine sebep olan memur, görevden alındı, mağdur PKK’lılardan özür dilendi, araya Ahmet Türk girdi, tatsızlığın büyümesini önledi, Ahmet Türk’e teşekkür plaketi verildi. Bando eşliğinde üstü açık arabaya bindirilen PKK’lılar, resmi geçit kortejine katılarak, halkı selamlaya selamlaya Silopi’ye girdi. Temsili karakol baskınının gerçekleştirildiği törenlerde, temsili bir askerin, tahta tüfekle sağa sola ateş ediyormuş gibi yapması, coşkuya gölge düşürdü. Divan-ı harbe verilen askerin, akli dengesinin bozuk olduğu ortaya çıktı. 25 atletin İmralı’dan getirilen toprağı PKK’lılara sunmasının ardından, güzergâh üzerindeki devlet dairelerine molotof atıla atıla, Vilayet Konağı’na geçildi. Makam aracını PKK’lılara tahsis ettiği için yürüye yürüye gelen Vali’nin kapıda karşılamaya gecikmesi, PKK’lıları tek başına karşılamak zorunda kalan ABD Elçisi tarafından skandal olarak nitelendirildi. Sinirlenen elçi, “Bu memleketin sahibi yok mu kardeşim, her şeyi biz mi yapacağız” diye bağırdı, araya Emine Ayna girdi, tatsızlığın büyümesini önledi, ona da teşekkür plaketi verildi.
¡
Karayoluyla Diyarbakır’a giden PKK heyeti, oradan, havayoluyla Ankara’ya geçti. Ancak, bu seyahat için, başbakanlığa yeni alınan 18 koltuklu DAP uçağının tahsis edilmesi, krize sebep oldu. PKK’lıların “Sıkış tepiş olacağını bilseydik, gelmezdik” diye yakınması üzerine, derhal 40 koltuklu Ana uçağı tahsis edildi. Bu bekleme sırasında VIP’te yürekleri ağızlara getiren bir sabotaj girişimi yaşandı ve “Türk” kahvesi ikram edildi... Irkçı muameleye maruz kaldıklarını söyleyen PKK’lılar, “Kalkın, dönüyoruz Kandil’e” dedi. Allah’tan Sırrı Sakık devreye girdi, “Espresso olmadığında ben bile Türk kahvesi içiyorum” diyerek, tatsızlığın büyümesini önledi. Faşist garson gözaltına alındı. Sırrı Sakık’a da teşekkür plaketinin yanı sıra Beluga havyarı takdim edildi.
¡
Başkent’e inen PKK’lılar, gündüzdü ama havayi fişeklerle karşılandı, deve kesildi, nazar değmesin diye alınlarına sürüldü, TOKİ’nin hediyesi dubleks dairelerin anahtarları hediye edildi. Limuzinlerle TBMM’ye geçen PKK’lılar, önce, Meclis Lokantası’nda AB büyükelçileriyle basına kapalı yemek yedi, sonra, DTP grup toplantısına katıldı; Şeş TV’nin yanı sıra, Roj TV’den de naklen yayınlandı. Ayak altında dolaşmasınlar diye, CHP ve MHP grup toplantıları iptal edildi, “Çok istiyorsanız gidin orada yapın” denilerek, ilk meclis tahsis edildi.
¡
PKK’lıların yarın İstanbul’a geçmesi, Savarona’yla Boğaz turu atması, akşam da Çırağan Sarayı’nda gazetecilerle yemek yeyip, topluca Reina’ya gitmeleri bekleniyor

6 yorum:

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Kaçırmışım ben, süper bir yazı yazmış, bu ülke daha fazla totoya sarmadan bir-i-lerinin dur demesi gerek de nerdeeeee!

çatı katı dedi ki...

ne güzel yazmış Yılmaz Özdil...daha iyi anlatılamazdı..heber seyretmiyorum günlerdir sinirimden..vee bana da pişmanlık yaşattı senin gibi malesef :(

zeynepin sesi dedi ki...

ne desem az ya :(

suzy dedi ki...

Yazmasa da biz aynısını düşünmedik mi, ağlamadık mı acizliğimize. Yazık bizeee yazııık, sadece izleyebiliyoruz ya da yazabiliyoruz. Sihirli değnek mi lazım değiştirmeye bilmem ki.

Fulya Bozkurt dedi ki...

Yılmaz Özdil;yazılarını severek okurum.

Dağdan inen hayvana kızmıyorum,dağdan indirene de kızmıyorum adam siyaset yapıyo neticede bi koltukta oturuyo.Tek kızdığım;hayvanları dağdan indirenleri,koltuğa oturtanlar ;)onlara da kızmak doğru diil aslında herkesin siyasi fikridir.Ee napalım peki susalım elden bişi gelmiyo Allah sonumuzu hayır etsin.

GeCe dedi ki...

allah sonumuzu hayır etsin