28 Nisan 2009 Salı

23 NİSAN, ÇİKOLATA ŞENLİĞİ VE PAŞA

23 Nisan sabahı havanın yağmurlu ve soğuk olmasına en az çocuklar kadar üzüldüm. Üstüne kalderada hafiften başlayan öksürük olunca mecburen evde pijama/terlik oturduk :/

Volkanın iyice sıkıldığını anladığımda "oğluş git istediğin filmi al ben de mısır patlatayım bu günlük böyle olsun, olmaz mı?" dedim.

Volkan döndüğünde elinde MURO vardı. İtiraf ediyorum, gafil avlandım. Önce ben izleyeyim sonra sen diyebilecek zamanım da durumunm da yoktu, söz vermiştim bir kere. Mecbur başladık izlemeye ama ilk 7-8. dakikada bile inanılmaz rahatsız oldum, çeşitli bahanelerle oğluşu bir çok kez yerinden kaldırdım. Bilmiyorum belki çok kötü değildi, bu kişiye, aile yapısına göre değişir ama ben sevmedim. Allahtan tam o sırada bir arkadaşı volkan'ı evlerine davet etmeye geldi. Yaptığımız planı bozmak istemesine ilk defa bu kadar sevindim. Evet filmin tamamını ben izledim, belki biraz ileri alırsam izleyebiliriz dedim ama gerek yokmuş. İzlememesi bir kayıp olmayacakmış. İşim bittiğinde CD'yi derhal iade ettim ve volkana da o filmin kendisine uygun olmadığını, isterse onun yerine 2 ayrı film alabileceğini söyledim ve anlaştık :)

Aynı akşam kuzular uyuduktan sonra da Aşk Tutulması'nı izledim ki gerçekten keyifli, eğlencelik bir filmdi. Fahriye EVCEN gerçekten çok güzel hatunmuş belirteyim.

24 Nisan sabahı Ortaköyde Boğaz manzarı eşliğinde harika bir kahvaltı yaptım. Kuzularsız :/

İş yerimden taze evlenen bir arkadaşıma ev görmesi+kahvaltı'ya gittik. 4 hatun dekorasyonu harika, manzarası mükemmel, içi sıcacık bir evde, bembeyaz bir masanın etrafında çok güzel keyifli bir kahvaltı yaptık. neden bu kadar ayrıntılı anlatıyorum çünkü Kaldera cadısı o güne ait fotoğraflarımın hepsini silmiş :/


Nasıl yaptı bilmiyorum ama arkadaşlarım da ben de çok üzüldük. Cumayı da yarı ortaköyde yarı evde geçirdikten sonra Cumartesi gününü temizlik, alışveriş, spor, düğün vs. gibi oyalanlamalarla atlattık çünkü Kaldera'nın öksürük ve halsizliği henüz geçmemişti. Bu durumda onu götüremezdik. Ama Paşaya da söz vermiştim ve dört gözle bekliyordu. Pazar sabahı kahvaltıdan sonra Küçük Kuzu daha iyi olduğu için onu evde babayla bırakıp 12'lik kız kardeşim ve Volkan'ı da alıp ÜLKER 23 Nisan Çikolata Şenliğine gittik.

Nasıl bir yoğunluk vardı anlatamam. kapı girişinde 10 TL'lik bir paket ve 20 kupondan oluşan bir koçan satın alarak giriş yapabiliyorduk. 2 çocuk için 2 ayrı paket satın almak istedim ama içerisinin çok kalabalık olduğunu, bu 20 kuponu 2 çocuğun anca tüketebileceğini söyledikleri için söylediler.



Karikatür, dinlenme alanı, playstation, tırmanma, basket potası, şut alanı, dans pisti, top havuzu, şişme kaydırak, çikolata atölyesi, ritm grubu, lego alanları, rally, çikolata şelalesi, yüz boyama, balon şekillendirme, vs gibi bir çok alan vardı. İnsan nereden başlayacağını şaşırıyordu ama her bir aktivitenin önündeki kuyruk ise bir o kadar korkutuyordu.




Çikolata Atölyesi randevu sistemi ile çalışıyor ve saat 14:00 den itibaren saat 19:00'un randevuları bile dolmuştu. Maalesef o alandan faydalanamadık.



Yeni yapılanları saymazsak bir çok AVM'lerde bile bulunmayan bebek bakım Odası'nın düşünülmesi ise çok hoştu.

Unutmadan yazayım, kapı girişinde ödediğimiz 10 TL karşılığında faturalarımızı da aldık ve Çikolata satışından elde edilen gelirin bir kısmı ile Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)’na bağışta bulunacağını biliyorduk.




Önce dans pistinde tepindiler, daha sonra minderlerde dinlendiler, ardından ritm grubuna eşlik ve peşinden tırmanma :)


Bir zamanlar TV'de yayınlanan bir yarışma programı vardı. Bir kabine giriyor başınızdan atılan paraları yada altınları topluyordunuz. İşte burada da ona benzer birşey yapmışlar. Topladığınız puan karşılığı bir ödül alıyordunuz. (Baştan belirteyim alan içindeki her ödül farklı bir çikolata :) )

Ve yemek molası. İçeride çikolata ve şekerden başka bir şey bulamadık sadece bir büfede sandviç satılıyordu ama çocuklara pek de cazip gelmedi. O nedenle dışarı çıkıp simit aldım. Çay, su, jelibon şekerler ücretsiz ve boldu, tabii önündeki kuyruğa tahammül edebildiğiniz sürece.

Çocuklar duymasın ama 4 saatin sonunda o kadar üşüdüm ve yoruldum ki son kalan 1'er biletlerini çok çocukla gelip bilet hesabı yapan bir aileye verdim :)

Valla çok üşüdüm yaaa :P

Son olarak istediğimiz şekillerde hazırlanan balonlarımızı da alıp evimize döndük. Minik kuzum daha iyiydi, balondan şapkasına ise çok sevindi. Ve şu son resimdekiler de kısa günün karı :) Hem de yarısı çocuklar tarafından tüketildiktinden sonraki...


5 yorum:

bi dost dedi ki...

geçmiş olsun kalderayaa..

ya bi de nası yetişiyosun bu kadar şeye anlamıyorum ben:) tamam hadi ben extra tembelim ama sen de ve senin gibiler de extra pratik olsa gerek :D çalışıyomuşsun bi de, oy oy oyy ben de istiyorum böyle olmak yahu :))

bi de o çikolataları istiyorum :P

MAVİANNE dedi ki...

çocuklar ne kadar güzel eğlenmişler
ne güzel

aşk tutulması çok keyifliydi
geçen akşam ailece izledik
3 fenerli ile izlemek de eğlenceli oldu :)))

canım yaaa iltifatına teşekkürler saç konusunda

bakalım ben biraz daha düşüneyim

Papatya Prenses dedi ki...

ablaa bende senin büyük kuzun olabilir miyimm:) benide götür 23nisana:)

VOLKAN - KALDERA dedi ki...

@ bi dost; Teşekkür ederiz, gel bizimle 1 gün geçir bak nasıl enerji doluyorsun :))
Valla bilmem çolsuz çocuksuz zamanlarınızın kıymetini bilin, eve kapatmayın kendinizi. Sonra yapamadıklarınız içinizde büyyüüür büyür...

@ Mavianne'm; Bence fazla düşünme bak ne çok kişi sendeki ışıltıyı görmüş, denemekten ne çıkar :))

@ Papatya'm; Oyy kıyamaaaam :))
Ol tabii cicim, gel 19 mayısta da seni gezdireyim :)) 23 nisan için biraz geç kalmışız :PP

Papatya Prenses dedi ki...

tamam aplaa:)