Uzun, çok uzun zaman oldu yazmayalı biliyorum.
Ara ara eski yazılarımıza gelen yorumlar, dostlardan gelen yazmaya devam etmelisin uyarıları "acaba mı?" diye düşündürse de yoğun ve yorucu zamanlar geçirirken içine düştüğüm isteksizlik halinden kurtulma çabaları ancak vücut buldu bünyede. (Cümleye gel :) )
Bugün ne oldu da bu kelimeleri sıraladım peş peşe o zaman değil mi?Ara ara eski yazılarımıza gelen yorumlar, dostlardan gelen yazmaya devam etmelisin uyarıları "acaba mı?" diye düşündürse de yoğun ve yorucu zamanlar geçirirken içine düştüğüm isteksizlik halinden kurtulma çabaları ancak vücut buldu bünyede. (Cümleye gel :) )
Yazmıyor olsam da okumaya asla ara vermedim zevkle ve seçerek olurşturduğum READER listemdeki blog yazarlarını. Ve bunun yanında bu işi keyifle yaptığını her postunda çok rahat anlayabileceğin, emek veren insanları.
Bu sabah tamamen tesadüfen onlardan biri ile tanıştım. (O kadar dalmışım ki yazılarına blogunu nereden bulduğumu bile hatırlamıyorum inanın :/ )
Okudukça sıcak gelen, her bir hatıratında kendimden birşeyler bulduğum, hafızasına tekrar tekrar hayran olduğum, samimiyetine bayıldığım, bu kadar ısınmamda mutlak var bir hikmet derken SAMSUNLU olduğunu öğrendiğim :) (55 candır) ve bu yazdıklarımdan tamamen bi haber olan şu güzel blogcu'yu takip etmek için hesabımı aktive ettikten sonra Kumanda Panelinde yorumlanmayı bekleyen yorumlar, taslakta yayınlanmayı bekleyen yazılar görünce daha fazla dayanamadım :)
Sanırım ufaktan ufaktan ısınmaya başlasak iyi olacak sevgili blogumuz ile.
Ve "fotoğrafsız post sevmiyorum ben" sözümün arkasında durmam gerek değil mi?






