12 Mayıs 2009 Salı

HEMŞİRELER HAFTASI

12-18 Mayıs tarihleri arasındaki hafta HEMŞİRELER HAFTASI olarak kutlanmaktadır.

12 Mayıs’ta hemşireliğin kurucusu Florance Nightingale doğduğu için, ona izafeten "Hemşirelik Haftası"nın başlangıç günü olmuştur.

Hemşirelerin de canımızı, sağlığımızı, en değerli varlığımızı ellerine emanet ettiğimiz Doktorlar kadar önemli olduğunu düşündüğüm için kutlamadan geçmek istemedim.

Sabah 8'den beri oğluşum ve babası hastanelerde. Oğluşun uzun süren gribi, göz altlarında oluşan morluklar, sık sık hapşırması gözümüzü korkuttu ve bu sabah babasıyla birlikte araştırma hastanesine gittiler.

Kan tahlili, göz muayenesi, kulak-burun-boğaz muayenesi, vs derken şu an öğle yemeği molası verip tahlil sonuçlarını bekliyorlar. Bizi üzecek bir sonuç çıkmaması için dua ediyoruz...

Yani bu anlamlı günde oğluşum o değerli hemşirelerimizin elinde.

Oğluşa birkaç tane karanfil alıp gördüğü hemşire ablalarına vermesini, onların günü kutlamadan geçmemesini söyledim. Hem oğluş iyi bir iş yaptığı mutlu olsun, hem de onların bu özel gününde azıcık yüzlerini güldürüp hemşire ablalarını mutlu etsin istedim.

Allah onları başımızdan eksik etmesin...

Bu arada blogcu arkadaşlarımız arasında tanıdığım tek hemşire sevgili FATMA...

Arkadaşım AYŞE vasıtasıyla tanıdığım değerli insan...

GÜNÜN KUTLU OLSUN DEĞERLİ ARKADAŞIM...

11 Mayıs 2009 Pazartesi

HAYDİN TOPLAŞALIM

Biliyorum kolay değil yaşamak,
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;


Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca Tepesi’ne…

Bin türlü mavi akar Boğaz’dan
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.



Ne güzel söylemiş ORHAN VELİ

İşte size fırsat. Yarım gün ÇAMLICA TEPESİ'nde yan gelebilmeyi, kuzularımızla güzel bir gün geçirmeyi, birbirimizi yüz yüze tanımayı, aynı lokmayı paylaşmayı teklif ediyoruz...




Neden ÇAMLICA / SEFA TEPESİ ?


Hem Anadolu yakasından hem de Avrupa yakasından gelmek isteyen tüm dostlarımız için açık hava, bol gıda, süper manzara, ve kolay buluna bir yer olsun istedik.



Ne zaman? 16 MAYIS 2009 / CUMARTESİ GÜNÜ

Kimler gelebilir? Ogün bizimle olmak isteyen bütün hatun takımı gelebilir...
Yorum kısmına ben geliyorum diyen her kişiye itina ile irtibat numarası verilir :)
Neden çoğul cümleler kuruyorum? Çünkü bu fikri az önce telefonda konuşurken ÇİLEKLİSÜT ile pekiştirdik :P
Ben İETT'den nasıl gidebileceğimi araştırdım, sizde istermisiniz?
İşletme İBB'ye ait. Düşüncemiz PİKNİK yönünde olduğundan kendi nevalemizi kendimiz yapalım dedik. Ama bu tesislerden de uygun fiyata eksiklerimizi giderebiliriz.
Bu arada unutmadan hatırlatayım, buluşmak istediğimiz yer BÜYÜK ÇAMLICA.
E hadi o zaman;

TANIŞALIM TANIŞ OLALIM
BULUŞALIM BİLİŞ OLALIM
GÖRÜNCE AŞİNA OLALIM
SİZİNLE ÇAMLICADA BUŞALIM :)

9 Mayıs 2009 Cumartesi

ANNELER GÜNÜ HEDİYEM

Çalıştığım şirketin Anneler günü hediyesi.

Sağolsunlar ne Sevgililer günümüzü, Ne anneler günümüzü atlamazlar :P

O kesede ne mi var?

Fotoğrafı büyütüp bakın, üzerinde yazıyor.

Yorum yapmak isteyen ??? :))

GEÇ KALMIŞ KAPALIÇARŞI

FOTOĞRAFLARIN ÜZERİNE TIKLADIĞINIZDA KOCAMAN OLUYOR :)

Hani size Arkadaşım, sırdaşım ASLI'm geldi demiştim ya. Yarım gün çaldık kendimize, bol bol gezdik, kapalıçarşıya gittik demiştim ya. O fotoğraflar elime yeni ulaştı :/ Valla :))

Olsun er yada geç bu hatıramızı da buraya not düşmek şart. Malum, bu beyin arızalı gibi geçmiş zamanı siliveriyor :) İlerde hatırlamak gerek, hatırlayıp mutlu olmak :)
Haremden bindik vapurumuza, 2 kişiye 5 simit ile :) biliyorduk ortaklarımız olacağını ve oldu da. Tamam biraz simit yardımıyla oldu ama olsun :P
Ya ASLI biz vapurdan iner inmez tekrar simitçiye mi girdik ben mi öyle hatırlıyorum ? :P
Ben vitrinlere o kadar dalmışım ki bi ara ASLI'mı bırakıp uzaklaşmışım :) O beni ben onu derken birçok fotoğraf çekmişiz. Işıl ışıl fenerler, nargileler, kuyumcu vitrinleri, renk renk kumaşlar derken insan nasıl kendini kaybetmesin ki?
Kapalıçarşı esnafının yüzünü bi turistler bi de doğudan alışveriş için İstanbul'a gelen aşiret hatunları güldürüyor diye tahmin ediyorum. Kumaş dükkanlarında gördüğüm top top kumaşlar, Kuyumcunun bize AŞİRET TAKILARI diye tanıttığı şu göz alıcı şeyler pek de İstanbul ahalisine hitap edecek türden görünmüyor baksanıza. :)
Birbirine bağlanan o kadar çok sokak, birbirinin tekrarı gibi o kadar çok dükkan vardı ki bir ara başımız döndü. Ding Dong Kahve molası :)
Yakıtımızı aldık, geziye devam :) Şu işlemeli keçe çizmelerin önünde kalakaldım. Neden fiyatını sormak aklıma gelmedi ki :/
Üzerinden zaman geçince hatırlamak ne zor oluyor :/ Sanırım daha sonra Ortaköy'e gitmek üzere TRAMVAY'a bindik. Önce bir turşusuyu molası ve Ortaköy'de kumpir faslı. Ama hava öylesine soğudu ki açıkhavada yemeyi göze alamadık. Şu üstteki üç fotoğrafı çektiğimiz çok hoş ve sakin mekanın ikinci katında sadece Aslı ve ben vardık :) Rahat rahat kumpirlerimizi yedik, güldük, sohbet ettik, fotoğraflar çekindik, dekorasyonu inceledik ;)
Unutmadan ekleyeyim ilk fotoğraftaki bilekliğide kızıma aldım. Yok ben almadım Aslı aldı. Tam ben alıyordum ki Aslı ödedi. Heh şimdi oldu :P Bir güzel karnımızı doyurduk, ısındık ve kendimizi sahile attık.
Mis gibi deniz havasını içimize çektik, rüzgarla bol bol üşüdük, doğal taş üzerine boyamaları inceledik ve artık dönme vakti. E akşam oldu çocuklar bekler değil mi :)

7 Mayıs 2009 Perşembe

ACIKANLARA İŞKENCE

Valla bu yazıyı yazmaktaki tüm amacım başlıkta ap açık belirtilmiştir :)

Geçtiğimiz hafta sonu cumartesi kahvaltısına kuzular krep istedi. Bolca yaptık ama ancak yarısını yiyebildik. Öğle yemeğimizi de dışarıda halledince akşama çorbanın yanına değişik birşeyler yemek istedik ve aklıma sabahtan kalan krepler geldi. Hemen kıyma, domates, biber ve baharattan oluşan bir iç hazırladım. Krepleri dörde bölüp pizza dilimleri gibi yaptım ve iki dilimin arasına bu harçtan koyup hafifçe bastırdım. Fırında 5 dakika pişirditen sonra Kıymalı kapalı Pidelerimiz hazırdı :) Yanındaki bol köpüklü ayranla da süper gitti :)
Bir akşam bolca kereviz aldım, yaprakları da çok güzeldi ziyan etmek istemedim.
3 ortaboy kereviz, 3 ortaboy patates ve 1 havuçtan oluşan hafif bir yemek yaptım.
Bizim kuzular kerevizi sevmeye başladı, yaşasıın :))
Ve dün akşam. Uzun zamandır çiçek kurabiye yapmamıştım, bir vesile ile aklıma geldi. Yaklaşık 1,5 tepsi kadar pişirdim. Tam yorgunluktan bitmiş vaziyette yatmaya hazırlanıyordum ki paşa geldi.
- Anne sana birşey söylemeyi unutuum :/
- Hayırdır oğlum.
- Bizim okulda 2 gündür kermes var demiştim ya (yiyecek, takı vs gibi bir-iki parça birşeyler de almış, kendince okuluna katkı sağlıyor :)
- Evet oğlum demiştin,
- İşte o kermeste yarın bizim yani 4-D sınıfının getirdikleri satılacak
- Hııı (!)
Bizim kurabiyeler bir güzel paketlendi ve bugün kermeste tanesi 25 Krş'tan satıldı :)
Ne deniyordu buna; HİSSİ KABLEL VUKU'mu? :)