Benim buluşmalarım görüşmelerim öyle günler, haftalar öncesinden planlanmayacak arkadaş. Bir gün önce "nasılsın?" diye arayacağım, konuşmanın ilerleyen zamanlarında "ben yarın o tarafa geçiyorum" diyecek, ben "aa hadi yaa, dur izin alayım ben" diyeceğim :))

Şaka bir yana ne zaman günler, haftalar öncesinde plan yapsam hep içimde kaldı, ne zaman en fazla bir gün öncesinden bir plan yapsam mutlaka gerçekleşti ve hatta unutulmaz anlar yaşattı bana :) Perşembe günü de İlkayımı aradım, "bu aralar manasız gülmeye ihtiyacım var aklıma sen geldin" diye :)) Sağolsun kendisiynen en iyi yaptığımız şey bu :) Telefonu "nbr lan " diye açıp "hadi sıkıldım senden" diye kapattığım 2-3 CANdan birisidir kendileri :)
Biraz konuştuktan sonra "biliyormusun ben yarın Kadıköy'e geçiyorum, birkaç buluşma gerçekleştireceğim de" dedi. "Hadi yaa kimler? hımm, iyiymiş, kaçta işin biter? oo süper tamam ben izin almaya gidiyorum şimdi sen şu telefon olayını hallet bana haber ver ok??" dedim ve kapattık. Bu teknoloji özürlü (ama laptop ile yatıyor orası ayrı mesele :P) hatun'a pek saygıdeğer (!) eşi yasin bey tarafından bir hat alınacak ve o hatun da bana yarın için telefon numarasını sms atacaktı. Cuma saat 10:45 oldu bu hatundan ses yok. Yok bu herhalde benim numaramı üstüne almayı unuttu dedim. Ne çıkarsa bahtıma belki yasin evdedir, ya da birşey olmuş İlkay evden çıkmamıştır diyerek bir ihtimal evi aradım ve telefonun 4-5 kez çalması sebebiyle mecburen uykusundan uyanmış ve buna hiç memnun olmamış yasin bey tarafından cevaplandım :))
- Yasin selam Nazan ben, İlkay geçtimi bu tarafa?
- Hıı
- İlkay'a yeni hat aldın değil mi?
- Hı hı,
- E numarası ne?
- Bilmiyorum?
- Yasin karına aldığın telefonun numarasını bilmiyormusun?
- Biliyorum,
- E söylesene o zaman arayayım, biz buluşacaktık bugün,
- Ya sen 5 dk sonra arasana beni
- Hönk :))))))
15 dk. sonra,
- Yasin na....
- Biliyorum
- He iyi, uyandın mı?
- Sayende,
- Teşekkür etmene gerek yok, İlkay'ın numarası ne?
- Hat açılmamış daha ama ben sana numarayı vereyim de sen ara ara arasın onu,
- E ver bari :P
- 51456515155 (mesela yani)
- Tamam sağol.
:)))))))))) Hakkını helal et kardeşim, bu sana yaptığım 2. kötülük oldu, geleceğimden korkuyorum :P :)))))
Saat 14:45'e kadar o numarayı bin kez aradım, "zaman geçiyor, Kadıköy'e kadar 1,5 saatlik yolum var, yok yok bugün geçti artık bu iş, başka zamana kısmet artık" diye düşünürken bu cadı aradı. Ben numarasını çoktan kaydetmişim haberi yok, açtım telefonu;
- Nazan İlkay ben,
- Biliyorum,
- Nasıl? Nerden?
- Sence??
- E yuh :)))))))))))
- Bence de :)))))))))))))
- Tamam hadi uzatma, telefonu kapat ki ben de çıkabileyim,
- Hı? ne? kızım ses çok az duyuyorum ben seni,
- Ben seni yeterince duyuyorum İlkay, kapat telefonu da ben çıkabileyim :)))
- Heeee :))))
- Yaa :)))
1,5 saat sonra Kadıköydeyim.
- İlkay nerdesin?
- O ağacın altında :))))))))))
- Kapat, Allah cezanı vermesin :))))))))))
Sonrası çığlık kıyamet zaten :) Bu hengamenin arasında bize katlanan sevgili
joey, öncelikle sana teşekkür ederim. Onca şamatamıza, ayakkabılarımı alana kadar 54584512312 dk bekletmeme yoğun baskı altındayken (!) katlandığın için :)

Canımın içi, deli arkadaşım, bugün de üzerimde olan el emeğin için, bana attırdığın her bir kahkaha için, VARLIĞIN İÇİN teşekkür ederim.

Ay ben bu kadarını yazarken yoruldum :)) Siz artık gerisini
ŞURADAN okuyun :)))

Hep yan yana, hep birbirimizin gönlünde olalım İNŞALLAH. Ama aramızda poşetlerin olmadan olur mu? :)))))