30 Ekim 2009 Cuma
BU ARADA
27 Ekim 2009 Salı
22 Ekim 2009 Perşembe
ŞEB-İ ARUZ

21 Ekim 2009 Çarşamba
SÖZE NE HACET
Terörist olmadıkları, olsa olsa terörişko oldukları açıklanan PKK’lılar, sınır kapısına serilen kırmızı halı üzerinde, protokol tarafından, çiçeklerle karşılandı. Yetkililerin, gözyaşlarıyla birbirlerine sarılarak, çak yaptıkları görüldü. Giriş işlemlerini önceden hazırlamayarak, 4 saniye beklemelerine sebep olan memur, görevden alındı, mağdur PKK’lılardan özür dilendi, araya Ahmet Türk girdi, tatsızlığın büyümesini önledi, Ahmet Türk’e teşekkür plaketi verildi. Bando eşliğinde üstü açık arabaya bindirilen PKK’lılar, resmi geçit kortejine katılarak, halkı selamlaya selamlaya Silopi’ye girdi. Temsili karakol baskınının gerçekleştirildiği törenlerde, temsili bir askerin, tahta tüfekle sağa sola ateş ediyormuş gibi yapması, coşkuya gölge düşürdü. Divan-ı harbe verilen askerin, akli dengesinin bozuk olduğu ortaya çıktı. 25 atletin İmralı’dan getirilen toprağı PKK’lılara sunmasının ardından, güzergâh üzerindeki devlet dairelerine molotof atıla atıla, Vilayet Konağı’na geçildi. Makam aracını PKK’lılara tahsis ettiği için yürüye yürüye gelen Vali’nin kapıda karşılamaya gecikmesi, PKK’lıları tek başına karşılamak zorunda kalan ABD Elçisi tarafından skandal olarak nitelendirildi. Sinirlenen elçi, “Bu memleketin sahibi yok mu kardeşim, her şeyi biz mi yapacağız” diye bağırdı, araya Emine Ayna girdi, tatsızlığın büyümesini önledi, ona da teşekkür plaketi verildi.
¡
Karayoluyla Diyarbakır’a giden PKK heyeti, oradan, havayoluyla Ankara’ya geçti. Ancak, bu seyahat için, başbakanlığa yeni alınan 18 koltuklu DAP uçağının tahsis edilmesi, krize sebep oldu. PKK’lıların “Sıkış tepiş olacağını bilseydik, gelmezdik” diye yakınması üzerine, derhal 40 koltuklu Ana uçağı tahsis edildi. Bu bekleme sırasında VIP’te yürekleri ağızlara getiren bir sabotaj girişimi yaşandı ve “Türk” kahvesi ikram edildi... Irkçı muameleye maruz kaldıklarını söyleyen PKK’lılar, “Kalkın, dönüyoruz Kandil’e” dedi. Allah’tan Sırrı Sakık devreye girdi, “Espresso olmadığında ben bile Türk kahvesi içiyorum” diyerek, tatsızlığın büyümesini önledi. Faşist garson gözaltına alındı. Sırrı Sakık’a da teşekkür plaketinin yanı sıra Beluga havyarı takdim edildi.
¡
Başkent’e inen PKK’lılar, gündüzdü ama havayi fişeklerle karşılandı, deve kesildi, nazar değmesin diye alınlarına sürüldü, TOKİ’nin hediyesi dubleks dairelerin anahtarları hediye edildi. Limuzinlerle TBMM’ye geçen PKK’lılar, önce, Meclis Lokantası’nda AB büyükelçileriyle basına kapalı yemek yedi, sonra, DTP grup toplantısına katıldı; Şeş TV’nin yanı sıra, Roj TV’den de naklen yayınlandı. Ayak altında dolaşmasınlar diye, CHP ve MHP grup toplantıları iptal edildi, “Çok istiyorsanız gidin orada yapın” denilerek, ilk meclis tahsis edildi.
¡
PKK’lıların yarın İstanbul’a geçmesi, Savarona’yla Boğaz turu atması, akşam da Çırağan Sarayı’nda gazetecilerle yemek yeyip, topluca Reina’ya gitmeleri bekleniyor
20 Ekim 2009 Salı
K. ATATÜRK
Sana nasıl teşekkür etsem azdır sevgili S. ELLERİNE, EMEĞİNE SAĞLIK...
17 Ekim 2009 Cumartesi
BİR CUMARTESİ'DEN DİĞER CUMARTESİ'YE
Hani şurada demiştim ya gideceğimiz iki ayrı yere götürmek üzere kakaolu toplar yaptık diye. İşte bunlardan ilki ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ yararına düzenlenen ve Edi ve Bilun'un da stand açtığı kermesti.
Hava süper güzel, çok şükür meleklerimin sağlıkları yerinde, e temizliğimizde el birliğiyle bitmiş :P kim tutar bizi değil mi?
Yola çıkarken aradım Edi'yi "bak iki çocukla geliyorum, ortalardan kaybolma, bana da kolayından yol tarif edin" dedim. "Minibüs yolu üzerinden İdealtepe'ye gel ordan atla taksiye 2 dk.da buradasın, hee gelirken de soğuk birşeyler al biz burda 4 bayanız (parasını ben veririm de dedi ama o terbeesüzlüğünü yazmayacağım :P) yandık sıcaktan bacım yetiş" dedi :)
Kartal'dan idealtepeye ulaştık OK ama geçitin üst tarafına çıktığımızda bir tane taksi bulamadık. Sorduk bir bilene "abla 100 metre yürü önüne bir yol çıkacak, ordan binersin dedi ama bir yandan da pis pis gülüyor", Allah Allah dedim yürümeye başladık, bir marketten de alacaklarımızı aldık kı taksiye bindikten sonra durdurmaylım. Neyse tarif edilen yola ulaştık yine taksi yok, bir bayan gördük ona da sorduk "ben de oraya gidiyorum, kermeste standım varda oğlumu okuldan almak için çıktım, buyrun beraber gidelim dedi" oo uçtum ben :) Ama baktım taksi falan hak getire, yürüdük. Toplamda 80-100 adım civarı atmıştık ki "burası" dedi :)
Neyse efenim bizim melekler bol çimen, temiz havanın tadını çıkartırken bende bir gözüm onlarda bir gözüm stantda ne baktığımı ne gördüğümü anlamadan biraz vakit geçirdik. İki arada bir derede, gelen gidenle ilgilenmekte olan edi ile görüştük, hatta araya iş bile sıkıştırdım :)
Sevgili Serabı da, uzunca zamandır takip ettiğim ve karşılaşmaktan inanılmaz mutlu olduğum Sevgili Özge'yi de, çok kısacık görebildiğim ama tanışmaktan son derece memnun olduğum Çİdoş'u ve şirin kızını da, Şirinmi şirin, sıcak mı sıcak, gözlerinin içi gülen dünya tatlısı (insana öyle sıkı, öyle içten sarılıyor, öylesine güzel gülümsüyorsun ki bunları düşünmemek elde değil) Bilun'u da ve bu şirin kızın Çoook Güzel annesi Serap Hanım'ı da tanımak inanın o gün içimi güneşten daha çok ısıttı.
15 Ekim 2009 Perşembe
MARİFET HANIM OLDUM
Mesela mantarlı taşlık yapıyorum,
*1 kg taşlığı güzelce temizledikten sonra süzüyorum, mantarları, soğan ve domatesleride doğrayıp hepsini kızdırılmış ve yağlanmış tencereye sırayla alıyorum. Onlar önce bolca sulanıp sonra pişmeye kapağı açık olarak devam ettiklerinde o bütün sularını geri çekiyorlar ve böylece pişme işlemi tamamlanmış oluyor. Ateşten almadan önce üzerine tuz ve kekik ekliyorum işte o zaman da süper oluyor :)
Meselaa etli + sebzeli bohçalar yapıyorum.
* Yemek yapmaya başlamadan 1 saat önce ince kıyılmış etlerimi zeytinyağı ve istediğim baharatlarla hazırladığım sosda bekletip yumuşatıyorum. Sonra o etin üzerine patlıcan, kabak, patates, havuç, kereviz ekleyerek bir güzel karıştırıp yağlı pişirme kağıtlarına birer porsiyon olacak şekilde paylaştırıp paketliyor en son da bir bardak su koyduğum fırın tepsisine dizip pişiriyorum, bomba oluyor :)
* 1 pk baklava yufkasını alıyorum. Tezgahın üzerine 1 kat yufka üzerine süt + sıvıyağ karışımı 1 kat daha yufka ona da süt + yağ, 1 kat daha yufka üstüne süt + yağ derken 4 kattan sonra ister patates ister peynirle hazırladığımız harcı koyup üstüne 4 kat daha yufka + süt + yağ yapıyoruz. Sonra bu yufkaları istediğimiz kalınlıkta sarıp tepsiye alıyor, yumurta sarısı ile renklendirdikten sonra da fırına atıyoruz. Bu ise mükemmel ötesi oluyor :)
Şeftalilerin (artık mevsimi bitti şimdi sırada elma var : ) kabuklarını soyuyor, çekirdeğini çıkartıyor, göbeğine 1 tatlı kaşığı şeker koyduktan sonra fırına veriyorum. O şirelenip kızardıktan sonra çıkartıp ılımaya bırakıyorum. Servis edeceğim zamanda üzerine bir kaşık dondurma koyuyorum, işte bu da son nokta oluyor :)
14 Ekim 2009 Çarşamba
KISA (!) GÜNÜN KAR'I :)
Yay burcu olan arkadaşlardan rica ediyorum burcumuzun özellikleri arasında tutarsızlık varmıdır? Hayır son zamanlarda her söylediğimi yapamamamın çamurunu burcuma atacağım da :P Bu tamamen kendimeydi üzerinize alınmayın :)
Pazar sabahı güzel bir kahvaltı yapıp
Bu seferki kampanyamızda hedef MÜKEMMEL AĞIZ SAĞLIĞI, firmamız ise komple ağız sağlığı söz konusu olduğunda akla gelen ilk isim COLGATE.
Şimdi hepinizden özellikle 1-31 Ekim arası Ağız Sağlığı haftaları süresince ŞU ADRESTEN seçeceğiniz Ağız Sağlığı Haftası Kampanyasına katılan diş hekimlerinden birinde ücretsiz muayenenizi yaptırmanız RİCA EDİYORUM.
13 Ekim 2009 Salı
MUTLU EDEN PAPATYA
Malum kuzu'm diyette, e bende pazar günü tartıda 59.8 ibaresini gördüğümden beri diyette (:P)olduğuma göre gelsin salatalar :)
Bana PALERMO Kuzum'a MİMOZA :)
10 Ekim 2009 Cumartesi
BİZİM EVİN TEMİZLİK HALLERİ :)
Ben kız yada erkek ayırt etmeden herkesin ev işlerinden anlaması gerektiği düşüncesindeyim. Bu sabah paşa "anne ben neden ev siliyorum" diye sorduğunda ona yaptığım açıklamada da dediğim gibi insanın kaderinde ne yazılı bilinmez. Okul için yada iş için bizden ayrı yaşamak zorunda kalabilir, evlendiğinde eşi çalışan biri olabilir, hastalık - ölüm bizler için, yalnız yaşamak zorunda kalabilir. Bir erkeğin de kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar temizlikten, yemekten anlaması gerektiğini düşünüyorum. Bundan sebepdir ki hafta sonu temizliklerimde çocuklarımın her ikisine de yapabilecekleri derecede sorumluluk vermeye özen gösteriyorum. Onları işden, mutfaktan uzak tutmuyorum.
Bir yandan temizliği yaparken diğer yandan da gideceğimiz her iki yere de (bir sonraki post'ta) götürmek için pratik bir tarif düşünüyordum ki aklıma KAKAOLU TOPLAR geldi.
300 gr bisküviyi elimde ufaladıktan sonra içersine 50 gr eritilmiş margarin, 2 yk kakao, 2 yk toz şeker ve 1,5 bardak kadar süt koyup iyice yoğurduktan sonra küçük topcuklar haline getirip hindistan cevizine dolu tabağa attım.
Kendi yaptığımın fotoğrafını çekmeyi unutmuşum aceleden ama tarifi şuradan aldığım için rahatlıkla oradaki fotoğrafı kullanabilirim :)
9 Ekim 2009 Cuma
KURŞUN DÖKMEYİ BİLEN VAR MI?
Mini not; Eteğim Lacheen Gardrop :) ve bugün ofisteki tüm arkadaşlarım bayıldı.
Tekrar teşekkürler Laçin ve daha yeni gördüm GEÇMİŞ OLSUN :(
7 Ekim 2009 Çarşamba
LUNA PARK
Oğluş herzamanki gibi payına düşen jetonları alıp ayrı takılmayı tercih etsede, hem kontrolu elden bırakmamak hem de tekbaşınalık hissini yaşatmamak adına bir Kaldera'nın yanına bir Volkan'ın oynadığı oyuncaklara koşturmaktan fena yoruldum :)
Kardeşlerimle ne çok severdik bayramlarda Lunapark'a gitmeyi hele de atlıkarıncayı. Uzun uzun sırada bekler, indiğimizde de çabuk bittiği için şikayet ederdik. Birde bizim bindiklerimiz sadece atlardan oluşurdu şimdikiler atlıkarınca değil mübarek hayvanat bahçesi :) Aslan, keçi, vs... ne arasan var ama at arabaları yok.
Kuzuları izlerken biz de ayrı ayrı kendi anılarımıza gülümsedik arkadaşımla :)
Ahh şu dönen zımbırtılar, çok şükür ziyaret etmediğimiz bir tanesi bile kalmadı, mazallah yoksa ne yapardık biz :P
6 Ekim 2009 Salı
UYKU TULUMLU KUZU(LAR)
Kaldera'nın hafta içi akşamları annemde kaldığını söylemiştim. Malum havalar soğuyor benim kızım da gece yorganı ile güreş tutan tiplerden olduğu için uyku tulumu almak şart oldu. Ben sıkılacağını, giymek istemeyeceğini düşünürken minik cadı'm neredeyse gündüz bile üzerinden çıkartmaz oldu :)
TOFD VE E-EVREN
MisAfiR KaLeM Olmaya Gönüllü müsün? from evrengunlugu on Vimeo.
5 Ekim 2009 Pazartesi
DOĞA İÇİN ÇAL
Doga İcin Cal / Divane Asik Gibi - POPSTAR ALATURKA from Doga icin cal on Vimeo.
1 Ekim 2009 Perşembe
GÜNEŞ YENİDEN DOĞUYORMU NE ?
Önce şarj aletimi buldum annemlerin evinde, sonra da fotoğraf makinemiz çıktı ortaya az önce,
e gelin kuzum'un da sınavı iyi geçmiş rabbimden daha ne isterim :)
Bu sabah geç kaldığı için keyifsiz bir şekilde okuluna giden oğluşum da okuldan gelip sesini bir duyursa bana...
Güneş yeniden ısıtıyor beni, yani ılığım en azından :)
(Lütfen benim için en az bir kere dinleyin olur mu? Özellikle de nakaratını)